Kalbim Temiz Hoca Efendi!!
ForumAsi PaYLaŞıMıN KaLBi

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.  Şifremi Unuttum  
Kullanıcı Adı: Şifre:
üye ol mutlu ol
IP: 38.107.191.83  Bu Bilgiler Sistemimizde Saklanmaktadir.   
Kirmizi Kirmizi Turuncu Yesil Lila Mavi Mor Gri Siyah
anasayfa giris kayit yardim takvim uyeler ara

Reklam alani
+  ForumAsi PaYLaŞıMıN KaLBi
|-+  Her TeLden» İsLam & İnsan» Kalbim Temiz Hoca Efendi!!



Su an bu konuyu görüntüleyenler
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Kalbim Temiz Hoca Efendi!!  (Okunma Sayısı 848 defa)
Konu Kalitesi % 0
oy ver   
08 Mayıs 2008, 16:53:07
ÜYE BILGILERI NY

Administrator

Başçavuş
********

ForumAsi
Yazilan Mesajlara Saygili Olup Bir Tesekkürü Çok Görmeyin. ForumAsi PaYLaSiMiN KaLBi
CINSIYET
NERDEN ANKARA
KAYIT TARIHI 10 Şubat 2007, 14:35:50
MESAJ SAYISI
ADS
Aktiflik
Deneyim
Seviye
ILETISIM
WWW
BAGLANTI DURUMU Offline Offline
« :»




Laleli Camii eski İmamı merhum Selahaddin Turlin Hocaefendi’ye açık saçık kıyafeti ile bir Kadın gelir. O kıyafeti ile Cami içine kadar girer, hocaefendiye soru sormak ister.

Selahaddin hoca;

—“Hanımefendi… Önce kılık kıyafetinizi düzeltin, sonra Cami’ye girip meselenizi sorun, bu derece açık bir kıyafetle Cami’ye girmek uygun olmaz…” Deyip nazikçe bir hatırlatma da bulunur.

Kadın hocaefendiye itirazı basar;
—“Sen kalp temizliğine bak! Kalbin temiz olduktan sonra kılık kıyafette bir şey mi sanki ?”

Kuzat mezunu Hocaefendi;

—“ Hanımefendi… Sizin kalbinizin temiz olduğunu nasıl bilebilirim? Kalp insanın içindedir. Kimsenin görmesi mümkün değil. Kalbinizin temiz olduğunu ancak dışa akseden işaret ve alametlerden anlarım…” cevabını verir.

Kadının “ Nasıl yani ?” diye sorması üzerine şu misalle konuşmasını sürdürür;

—Siz Anadolu’ya seyahate çıktığınızda yol kenarında tanımadığınız birçok köy görürsünüz. Bu köyün Hristiyan köyü mü, Müslüman köyü mü olduğunu nereden bilirsiniz? İnce ve zarif bir minare yükseliyorsa Müslümanlığın işareti, çan kulesi varsa Hıristiyanlığın alâmeti kabul edersiniz değil mi?

Kadın , “ EVET “ der…

—İşte ben de baş, kol ve bacaklarını Kur’ân’ın emrettiği şekilde kapatmış hanım gördüğümde derhal “Bu Müslüman!” derim; imanına ve kabinin temizliğine, dışına akseden işaretlerle hükmederim. Kendinde İslamî tesettür nişanını taşımayan kadını Hıristiyan bir kadından nasıl ayırt edip kalbinin temizliğine hükmedebilirim?


Kadın, yaptığı itiraz karşısında hocaefendinin susup kalacağını, diyecek söz bulamayacağını sanırken Selahaddin Hocaefendi kadının kültür seviyesine uygun dille konuşmuş, anlayacağı tarzda hitap ederek onu şaşkın ve cevapsız bırakmıştı…


Benim kalbim zaten temiz, Allah beni affeder..."

Bu tür sözleri başta bu konunun anafikri olmak üzere etrafta birçok kişiden sıkça duyarız. Gerçekte insanların kendi ürettikleri bir bahaneden ibaret olan bu son derece çarpık mantık, vicdanın sesini susturmak için öne sürülür. Acaba gerçekten "temiz kalpli" olmak ne demektir? Kuran ahlakına göre, "kimseye zararı dokunmamak", Allah’ın bizlere bildirdiği sorumlulukları gözetmeden yaşamak için geçerli bir gerekçe midir?

Kuran’da Bildirilen Kalp Temizliği

Şuara Suresi`nin 89. ayetinde cennete girecek olanların "Ancak Allah`a selim (temiz) bir kalp ile gelenler..." olduğu bildirilir. Kuran`da bildirilen kalp temizliği, günümüz toplumlarından bazı kimselerin anladığı gibi bir temizlik değildir. Çünkü Kuran`a göre kalbin temiz olması demek, Allah`a yönelmiş ve O`na itaat etmiş olmak demektir. Kuran`a göre kalbi temiz olan insan, Allah`a iman eden, Allah`ın emir ve yasaklarına harfiyen uyan, O`na teslim olmuş insandır. İslam ahlakına göre, bundan farklı bir "kalp temizliği" söz konusu değildir.

Kuran`da, "kalp temizliği"nin ne anlama geldiği detaylı olarak anlatılmaktadır. Buna göre, kalbi temiz olan insan, sürekli Allah`ı anan ve kalbi Allah`ın zikriyle "mutmain" olmuş (tatmin bulmuş) kişidir. Öyle ki Kuran`da müminler şöyle tarif edilir:

"Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah`ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah`ın zikriyle mutmain olur." (Rad Suresi, 28)

Bir başka ayette ise müminlerden şöyle söz edilir:

"Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir…" (Hac Suresi, 35)

Müminin önemli bir özelliği, Kuran ahlakından zevk alması, Allah`a itaat etmekten dolayı sevinç ve huzur duyması ve tüm bunları yaparken de kalbinde içli bir sevgi ve coşku hissetmesidir. Kuran`da bu kalp duyarlılığının "Allah`ın yol göstermesi" olduğu şöyle bildirilir:

"Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların ondan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah`ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu, Allah`ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir..." (Zümer Suresi, 23)

Dolayısıyla gerçek kalp temizliği, insanı Allah`tan uzaklaştıran tüm engellerin kalpten arındırılmış olması anlamına gelir. Böyle bir insan dünya hırsından, bencillikten, korkudan, güvensizlikten uzak olur. Allah`tan başka varlıklara bağlanmaktan, onlara karşı, Allah`tan bağımsız bir sevgi duymaktan kurtulur.

İnsanların Öne Sürdükleri Kalp Temizliği

Toplumda bir insanın "temiz kalpli ve iyi biri" olarak bilinmesi oldukça önemli ve güzel bir özelliktir. Ancak "kalp temizliği"nin toplum içindeki öneminden yola çıkarak, "ben insanlara hiç kötülük yapmıyorum, gerektiğinde insanlara arada sırada yardım ediyorum" demek de, Kuran ahlakının tam anlamı ile yaşandığı anlamına gelmez. Ayrıca böyle düşünmek, insanın kendini aldatmasından başka bir şey değildir. Kuran ahlakı kazanmadan yapılan ve din ahlakından uzak yaşayan toplumun kendi değer yargılarına göre "iyilik" olarak kabul edilen bir davranışın, Allah Katında herhangi bir değeri olmayabilir. İçeriği ne olursa olsun yapılan işin Allah nazarında "iyi" ve "geçerli" olmasının temel şartı, bunun Allah`ın rızasına uygun olmasıdır. Kuran`daki bu ölçülere örnek olarak aşağıdaki ayetleri verebiliriz:

"Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram`ı onarmayı, Allah`a ve ahiret gününe iman eden ve Allah yolunda cehd (mücadele) edenin (yaptıkları) gibi mi saydınız? (Bunlar) Allah Katında bir olmazlar. Allah zulmeden bir topluluğa hidayet vermez." (Tevbe Suresi, 19)

Başka bir ayette ise şu şekilde bir örnek verilmektedir:

"Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah`a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve mücadelenin kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır." (Bakara Suresi, 177)

Kuran Ahlakının Temeli Allah Rızası ve Allah Korkusudur

İnsanlar, yolda gördüğü hayvanlara yiyecek vererek, komşularıyla iyi geçinerek, "iyi insan" olarak tanınabilirler. Bunlar tabi ki çok güzel davranışlardır. Ancak cehennemdeki sonsuz azaptan kurtulmanın, Allah`ın rızasını ve rahmetini kazanmanın yolu "iyi insan" olarak tanınmak değil, Allah`ın Kuran`da tarif ettiği şekilde salih bir mümin olmaktır.
Başta da belirttiğimiz gibi, Yüce Rabbimiz’e tam olarak teslim olmayan ve İslam ahlakının gereklerini yerine getirmeyen bir insan için "kalp temizliği"nden söz edilemez. "Benim kalbim temiz, din ahlakının gereklerini tam olarak yerine getirmesem de olur" mantığıyla yaşayanlar ve bunu ısrarla devam ettirenler, kendilerince insanları aldattıklarını sanabilirler, oysa yalnızca kendilerini aldatmaktadırlar. Bu ifade ancak, Kuran ahlakının gereklerini uygulamaktan kaçınan ve yanlış bir yaşam tarzını Müslümanlık olarak göstermeye çalışan bir insanın yanlış zihniyetidir. Bu samimiyetsiz tavırların asla kabul görmesi mümkün değildir. Çünkü Allah kalplerin özünde saklı olanları bilendir. Bir Kuran ayetinde şöyle bildirilir:

… Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (Al-i İmran Suresi, 119)

Kuran ahlakını yaşamak, insanı dünyevi değerlere ve diğer insanlara duyulan her türlü bağımlılıktan özgürlüğe kavuşturur. Bu üstün ahlaka sahip bir mümin, insanların değil, Allah’ın rızasını gözetir. Yalnızca Allah’tan korkar, herşeyin O’nun kontrolünde olduğunu bilir. Bu korku onu Allah’ın sınırlarını titizlikle korumaya yöneltir, nefsinin öne sürdüğü tüm bahaneleri susturur. Kuran ahlakının temeli de zaten Allah’a duyulan saygı dolu korku ve O’nun rızasını kazanmaya yönelik gösterilen ciddi çabadır. Yüce Allah bu gerçeği şöyle bildirmiştir:

"Binasının temelini, Allah korkusu ve hoşnutluğu üzerine kuran kimse mi hayırlıdır, yoksa binasının temelini göçecek bir yarın kenarına kurup onunla birlikte kendisi de cehennem ateşi içine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden bir topluluğa hidayet vermez. " (Tevbe Suresi, 109)
Logged

''BAYRAK OLMADAN DİN OLMAZ!!.....''


Reklam alani


Sahibinden Habersiz Satilan Topraklarimizi Devletimizi Bu Zulümden Kurtaracak Millet Sevgisi Tasiyanlar
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.185 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu
|Site Map|Sitemap | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss

Designed by MerkezTasarim.com

| Web Tasarim | Hosting | Reseller | Seo-Sef | Tema-Template | Domain Sorgulama - Tescil |

ForumAsi PaYLaŞıMıN KaLBi SMF_Exi Multicolor By ExeLans


DUYURU
SITEMIZDE CRACK SERIAL VE ILLEGAL PROGRAM PAYLASIMLARI YASAKTIR. BU KURALA UYMAYANLAR SITEDEN UZAKLASTIRILIR.

kapat